Yabancı Seyyahlar Ankara Keçisi ve Sof

Yabancı Seyyahlar Ankara Keçisi ve Sof

17/04/2019

Yolu Ankara'ya düşen üç seyyahın Ankara keçisi ve sof ile ilgili yazdıkları..

Ankara tarihi ve kültürel hafızasının en önemli unsurlarından birisi de tiftik keçisidir, Ankara keçisi olarak da bilinir. Orta Asya'dan Anadolu'ya Türkler tarafından getirilen bu keçi cinsinin en önemli özelliği, yününden üretilen kumaştır. Bu kumaşa sof ismi verilmiştir. Sof, bir dönem Osmanlı ve Avrupalı seçkinler tarafından da tercih edilen çok kaliteli bir kumaş türüdür. Ankara'yı ziyaret eden yabancı seyyahlar tiftik keçisine ve sof kumaşa kayıtsız kalmamıştır. Seyahatnamelerinde tiftik keçisinden bahseden yabancı seyyahları ve yazdıklarını sizler için derledik.

Ogier Ghiselin de Busbecq (1522-1592)

“Bu geçitten geniş bir ovaya indik ve geceyi Chiausada2 denen bir mevkide ilk defa çadırda geçirdik; sıcağa tahammül etmenin en iyi yolu buydu. Burada toprağın altında yalnız gün ışığı ile aydınlanan bir binaya rastladık. Bir de yapağıdan camlet ya da moher denen o ünlü kumaşın imal edildiği keçileri gördük. Bu keçilerin tüyleri çok ince ve parlak, yere kadar sarkıyor. Çobanlar tüyleri kırpmayıp tarıyorlar. Güzelliği ise ipekle kıyaslanabilir. Bunları sık sık suya sokuyorlar. Hayvanlar yörenin ince kuru otlarıyla besleniyorlar. Yünlerinin inceliğine bunun katkısı olduğu söyleniyor. Şurası muhakkak ki başka otlaklara götürülürse yünü değişikliğe uğruyor ve hayvanlar tanınmaz hale geliyorlar. Yöredeki kadınların bu yönden eğirdiği iplikler Galatia’da4 bir şehir olan Angora’ya [Ankara] götürülüp ileride anlatacağım şekilde boyanıyor.

...

Daha önce de bahsettiğim keçi yününü ıslatarak yapılan camlet’in (moher) nasıl boyandığını ve bir baskı aletiyle üzerine su dökülerek dalgalı görüntüsünün nasıl verildiğini gördük. Geniş ve kesintisiz dalgalı parçalar en makbul addediliyor. Dalgaları ufak ve farklı boyda olanlarla renkleri birbirine karışanlar aynı malzemeden yapılmalarına rağmen kusurlu sayıldığından değerleri birkaç altın kadar daha ucuz. Bu kumaşla giyinmek yüksek mevkilerdeki yaşlı Türkler arasında bir seçkinlik işareti. Süleyman bile bundan başka bir kumaşla giyinmiş olarak görünmek istemez ve yeşil rengi tercih edermiş. Bu renk bizlere göre yaşını almış biri için uygun değil ama dini akideleri ve peygamberleri olan Muhammed’in ihtiyarlığında aynı renkte giyinmiş olması bunu emrediyor."

Polonyalı Simeon (1584 – Bilinmiyor)

"Geçtiğimiz bu yerler beyaz keçi deryasıdır. Sürülerle dolaşan bu keçilerin parlak kılları adeta ipek ve sırma gibidir. İçlerinde hiç siyah yoktur. Daha evvel, keçi sürüleri pek çokmuş, fakat Celaliler hayvanları kısmen telef etmişler, kısmen de kaçırmışlar, kalanı da alıp götürmüşlerdir."

Joseph Pitton De Tournefort (1556-1708)

"Dünyanın en güzel keçileri Ankara’nın köylerinde beslenir. Ankara keçileri, beyaz renkleri, ipek kadar ince, doğal olarak kıvırcık, sekiz dokuz parmak uzunluğundaki kıllarıyla göz kamaştırır. Bu keçilerin kıllarıyla birçok güzel kumaş, özellikle de soflar dokunur; ne var ki, iplik haline getirmeden, keçinin postunu kentin dışına çıkarmak yasaktır, çünkü kentin insanları yaşamlarını bu işten kazanmaktadır. Sanırım Strabon bu güzel keçilerden söz ediyor. Söylediğine göre, Kızılırmak dolaylarında yünü çok kalın ve yumuşak olan koyunlar besleniyormuş; dahası, başka yerlerde bulunmayan keçiler de varmış. Her neyse, günümüzdeki bu güzel keçiler Ankara’ya dört ya da beş günlük yoldaki yerlerde ve Beypazarı’nda da bulunuyor; keçiler daha uzaklara götürülecek olurlarsa kıl verimlerinde bozukluklar ortaya çıkmaktaymış. Keçi kılı, okkası dört liradan on iki, on beş liraya kadar satılmakta; okkası yirmi, yirmi beş ekü olanlar bile var; ne var ki, bunlar sadece Padişah sarayının sofları için kullanılmakta. Ankara’daki işçiler sof üretimlerinde bütünüyle saf keçi kılı ipliği kullanırlar; oysa Brüksel’de, bilmediğim bir nedenden ötürü, dokumalara yün ipliği de katılır. Ankara’da keçi yapağısı peruklara katılır, ama eğrilmemiş olması koşuluyla; keçi kılı Ankara’nın zenginlik kaynağıdır, bütün varlıklar keçi kılı ticaretiyle uğraşırlar. "

 

Yararlanılan Kaynak: Seyyahların Gözünden Ankara, Ankara Kalkınma Ajansı, Eylül 2017